(1)


Ölünce ölmeyenleri ya da başka bir deyişle ‘Ölümü Öldürenleribilir misiniz?

Hani diriden daha diri, yaşantısıyla da vefatıyla da yaşayanları?

Aramızdalar, aramızdaydılar. 4 tanesini yakın zamanda uğurladık.

Dünyadaki sürgünleri bitti ve En Sevgili'ye kavuştular.

Hem de öyle bir kavuştular ki duymayan kalmadı onları... 


4 fidan, 20’li yaşlarındaydı, Liseli gençlere hizmet için çıktıkları bir yolda trafik kazası sebebiyle vefat ettiler.


Sonra ne mi oldu?

Alimlerimizin hoş sözleriyle anıldılar. Dört bir yandan taziye mesajları, hatimler ve dualar hediye edildi ruhlarına…

Başkalarına umut oldular. Hikayelerini duyanlar, bölük bölük bulundukları vakıflara gönüllü olmak için başvuruda bulundu. 


Ne mutlu onlara değil mi? Yolları yol, ölümleri nasihat oldu bizlere…

Adeta dediler ki daha çok çalışın, durmayın, ibret alın.

 

Zira bir Hadis-i Şerifte buyrulduğu üzere;

“Kişi, yaşadığı hal üzere ölür ve öldüğü hal üzere haşrolunur.” (Münâvî, Feyzü‟l-Kadîr Şerhu‟l-Câmii‟s-Sağîr, V, 663) 

Nasıl, ne için, ne uğruna ölürsek işte oyuz. O, bizim gerçeğimiz olacak asıl yurdumuzda!

Vadedilen bu kadar açık ve aşikarken, bizimde o denli teyakkuzda olmamız gerekmez mi?

 

Ölüm geldiğinde ansızın, hiç beklemediğimiz bir anda gelecek.

Peki biz istemez miyiz?

Salih insanlarla, salih işler peşinde koşarken ya da secdedeyken bizi gelip bulsun…

İstemez miyiz? Kuran-ı Kerim okurken ya da karşılık beklemeden birilerinin ihtiyacını giderirken bizi yakalasın…

 

İsteriz tabi ki… 

Hatta şu dünyada bana en çok arzuladığın şey ne diye sorsalar -hayırlı bir ölüm- derim. Rabbimin benden razı olduğu bir vakitte beni bulsun isterim. Lakin istemekle olmayacağını da bilirim. Fiile dökülmeyen niyet havada kalır, pek bir ehemmiyeti olmaz. Dualarımla ve eylemlerimle niyetimi yansıtmam gerekir.

  

Doğduğumuz tarih, çağ, bedenimiz, ailemiz, hepsi bizim irademiz dışında Rabbimizin bize verdikleridir. Onun takdiriyle şu zamanda, bu bedende, bu aileyle birlikte varız. Ama düşününce, şu fani dünyada bizler bir ölümümüz (ahiret yurduna giriş biletimiz) için bir şeyler yapabiliriz. Bir, o an için hazırlanabiliriz. SubhanAllah, üzerine çokça tefekkür edilesi değil mi? 

 

Atalarımızın da dediği gibi: ‘Su testisi su yolunda kırılır.’

Biz de onların bu sözüne ithafen diyoruz ki; 

‘Biz kuluz, Rahman’ın yolundayken kırılma niyeti taşıyoruz!’