depresyon-üzüntüye-öneriler

بسم الله الرحمن الرحيم 

Depresyon, psikoloji okurken neredeyse her dersimize muhakkak konuk olurdu ve çoğu hocamızdan şu sözü duyardık: “Depresyon, psikolojinin gribidir. Herkes muhakkak yakalanır.”

Evet, her insan ömründe bir defa olsun depresyona girmiştir. Sıklığı, hastalığın seyri, beraber görüldüğü hastalıklar kişiden kişiye göre değişiklik gösterebilir.  Herkes için ortak sonucu ise hayat kalitesini ciddi ölçüde düşürmesidir.

Depresyona yakalandıktan sonra tedavi için çözümler aranması nasıl gerekliyse, yakalanmadan önce de bazı ‘önleyici tedbirler’ alınması gerekir.

Bugünkü yazım, yaygın depresyon düşüncelerinden yola çıkarak, Rabbimizin ayetleriyle bu belirtilerin karşılığını bulmak, Kuran’dan bir zırh olarak bu ayetlerle kuşanmak için hazırlandı.

1. Hiçbir Şeye Gücüm Yetmiyor

Depresyon, kaygı vb hastalıklarda çok sıklıkla kullanılan bir görsel vardır: kişinin kendini olduğundan küçük, karşılaştığı sorunu ise olduğundan büyük olarak algıladığını anlatan çizim. Bu algı, kişiye 'çaresizlik hissini' getirir ve çözüm için hiçbir şeye gücünün yetmeyeceğini düşündürür.

Oysa Rabbimiz diyor ki:

لَا يُكَلِّفُ اللّٰهُ نَفْساً اِلَّا وُسْعَهَاؕ

 “Allah, hiç kimseyi gücünün yetmeyeceği bir şeyle yükümlü kılmaz.” (Bakara Süresi, 286. ayet)

Allah’ın sözü tartışmasız doğrudur ve her yerde herkes için geçerlidir. Peki, kişi neden boyunu aşan problemlerle karşılaşır ve gücünün yetmediğini hisseder?

Bu durum, çoğunlukla yukarıda bahsettiğimiz yanlış algıdan kaynaklanır. Kişi, kendine verilen gücü hafife alır. ‘Çözüm üretebilme kapasitesini’ görmez. Bu sebeple de adım atmaz. Eğer daha önce attığı adımlar başarısız olmuşsa ‘yeniden’ adım atamaz.

Bu ayete sırtımızı dayayıp yüzde yüz kendimize güven duymalıyız. ‘Problemi aşabilirim.’ ‘ Bir şeyleri değiştirebilirim.’ ‘Gücüm nispetinde gayret etmeye devam etmeliyim.’

Başlıkta belirtilen düşünceye sebep olan bir diğer durum da ‘aşırı sorumluluk duygusu’dur. Aşırı sorumluluk duygusu, kişinin kendi sorumluluğunda olmayan şeylerden kendini sorumlu hissetmesi ve kendine aşırı yüklenmesi olarak tanımlanabilir. Başlığa dönecek olursak, evet kişinin hissettiği doğrudur; gücü yetmez, sıkıntısı ona ağırdır. İşte şimdi ayeti tekrar okuyacağız.  “Allah, hiç kimseyi gücünün yetmeyeceği bir şeyle yükümlü kılmaz.” (Bakara Süresi, 286. ayet)

Buradaki sorun, karşılaşılan problemin kişinin müdahale alanlarının dışında olmasıdır. Bir sorun var, yapabileceğim şeyler belli. Fakat birde bize bağlı olmayan faktörler vardır: ülkenin genel durumu, başka kişilerinin sorumluluğu gibi. Kişi, bunları görmezden gelerek kendi yapamadığı şeylere takılır. Oysa kimse vefat eden babasının, evdeki boşluğunu dolduramaz. Yahut bütün bir nesli siz ihya edemezseniz! Haricimizde akıp giden bir hayat ve bizden başka sorumlu olanlar vardır.

İki bakış açısı, bu ayeti içselleştirdiğimizde Allah’ın izniyle dengelenecektir.

2. Hiçbir Amacım Yok-Ben Ne Yapsam Boş

Kimisi için hayattaki anlamını bulmak, bir yaşam amacı edinmek çok kolaydır. Kimileri bunu hiç sorgulamadan yaşar. Kimisi ise yolunu net bir şekilde bulamayabilir. Bu süreç uzadıkça kendini ‘değersiz’, ‘hedefsiz’ ve ‘başıboş’ hisseder.

depresyon-belirtileri

Böyle hissediyorsak, hep birlikte Kuran’ı Kerim’e kulak verelim:

   اَيَحْسَبُ الْاِنْسَانُ اَنْ يُتْرَكَ سُدًىؕ 

 “İnsan kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanır?” (Kıyamet Süresi, 36.ayet)

Bazen insanın yolunu bulamaması odak noktasının yanlışlığından, kendini küçük görmesinden kaynaklanır. Her ana, Fatih Sultan Mehmet doğurmak, her genç Selahattin Eyyubi olmak isteyebilir. Her kadın hazreti Hatice annemiz gibi güçlü bir kadın, her ilim sahibi İmam Buhari gibi alanında otorite olmak isteyebilir.

Peki vücudumuz, sadece başımızdan ve belli organlarımızdan oluşsaydı veya yalnızca kalbimiz çalışsa, yalnızca başımız sağlam olsa tırnaklarımız, parmak uçlarımız gibi küçük organlarımız olmasa halimiz nasıl olurdu? Vücudumuz, şimdiki gibi çalışır mıydı?

Allah, her şeyi muazzam bir denge ile yaratmış. Hepimiz, sistemin birer parçayız. Biz fark etmesek de değerimizi bilen bir Rabbimiz var ve bizi ona göre konumlandırıyor. Bunu bilmeli ve başıboş olmadığımızı hissetmeliyiz. Hedeflerimizi bu eksende gözden geçirmeli ve ‘yaptığımız hiçbir şeyi küçük görmeyerek’ yaşamalıyız.

3. Bundan Sonra Hiçbir Şey Düzelmez

‘Bundan sonra hiçbir şey düzelmeyecek.’ ‘Her şey hep berbat ve sıkıntılı olacak’ ‘Dünyanın çivisi çıktı’. Depresyonda kişi, ümitsizlik ve öğrenilmişlik çaresizlik eksenin de döner durur. Bazen de bu düşünceler sebebiyle depresyona girer.

Oysa Rabbimiz diyor ki:

    وَلَلْاٰخِرَةُ خَيْرٌ لَكَ مِنَ الْاُو۫لٰىؕ 

 “Elbette işin sonu, senin için öncesinden daha hayırlı olacaktır.” (Duha Süresi, 4.ayet)

  وَلَسَوْفَ يُعْطٖيكَ رَبُّكَ فَتَـرْضٰىؕ

“Rabbin sana mutlaka lütuflarda bulunacak, sen de memnun olacaksın.” (Duha Süresi, 5.ayet)

Öncelikle bu ayetin geldiği ortamı hatırlayalım: tebliğin ilk yılları, Peygamber Efendimizin zor zamanlarından. Mekke süreci, Müslümanlar zayıf, maddi ve manevi işkenceler altındalar.

Fakat bu süreç ebedi kalmadı. Zorlu Mekke yılları bitti, Müslümanların devletleştiği Medine yılları geldi. İşkence çektikleri, zulümlere maruz kaldıkları devirden, Mekke’nin fethine geçiş süreci yaşandı.*

Müslümanlar olarak kalbimizi bu ayetler ile ferahlandırmalıyız. Çünkü, Allah’ın ayeti hayatımızın her karesinde, en ufak sorundan en büyüğüne varıncaya kadar geçerlidir. Püf nokta ise şudur: ille de bizim istediğimiz kapı açılmayabilir. Sıkıntıdan çıkacak binbir türlü yol vardır. Hangi yolu açacağını ise daima Allah bilir.

ümitsizlik-caresizlik-hissi

4. Her Şey Berbat Gidiyor

İşler güzel giderken, kendimizi güçlü, hayatı çiçekler böcekler şenliğinde görmeye meyilli olabiliriz. Fakat bir iş yolunda gitmeyip tökezlediğimizde, hele hele ‘iki sorun’ beraber karşımıza çıktığında ‘her şey berbat’ ‘geleceğin tablosunu simsiyah’ görüyorsak bu sıkıntılı bir düşüncedir. ‘Böyle şeyler hep beni buluyor’ düşüncesi de geldiyse karamsarlık iyice çığırından çıkmaya hazır demektir.

İmdadımıza yetişen Kuran ayetleri ise şöyledir:

فَاِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْراًۙ 

 “Demek ki her zorlukla beraber bir kolaylık vardır.”  (İnşirah Süresi, 5.ayet)

اِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْراًؕ 

“Evet, doğrusu her güçlüğün yanında bir kolaylık vardır.” (İnşirah Süresi, 6.ayet)

Bu ayeti tefsir dersinde dinlediğimde çok etkilenmiştim: “Zorluk ile kolaylık birbirine eşit olarak gelmez. Bir kolaylık gözümüzü korkutuyor olabilir, fakat gelecek bir yardım vardır ve biz ondan habersizizdir. Bu yardım ise derdimize denk değil ondan daha büyük, daha kapsamlı bir yardımdır.” *

Bir örnek verirsek; pandemi, hepimiz için zorlu bir süreç ve ilk zamanlarda ne kadar korktuğumuzu hatırlayalım. Pek çok iş durdu ve çok şeyden mahrum kaldık. Deviren aylarda ise ‘çevrimiçi kolaylıklar’ hayatımıza girdi. Nice olmazlar, olmaya başladı.

Hiçbir şey, hiçbir zaman tamamıyla karanlık değildir. En karanlık günde dahi Allah’ın bir yardımı muhakkak vardır. Bizler, özel bir gayretle kendimizi o aydınlığa bakmaya alıştırmalıyız.

***

Depresyon, küçük görülüp atlanmaması gereken önemli bir hastalıktır. Tedavisini es geçmeyelim. Şifa’yı ararken niyetimizi sağlam tutup, Allah’ın ayetlerini muhakkak yanımıza alalım. Böyle olursa terapilerin beklenenden çok daha büyük hayırlar getirmesini umarız.

 

  وَعَسٰٓى اَنْ تَكْرَهُوا شَيْـٔاً وَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْۚ وَعَسٰٓى اَنْ تُحِبُّوا شَيْـٔاً وَهُوَ شَرٌّ لَكُمْؕ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ 

“…Hakkınızda hayırlı olduğu halde bir şeyden hoşlanmamış olabilirsiniz. Sizin için kötü olduğu halde bir şeyden hoşlanmış da olabilirsiniz. Yalnız Allah bilir, siz bilmezsiniz.” 

(Bakara Süresi, 216.ayet)


*İstifade Edilen Kaynaklar:

Muhammed Ali Es-Sabuni, Safvetü’t Tefasir- Tefsirlerin Özü Cilt 7 (1995, Ensar Neşriyat) (Duha Süresi, İnşirah Süresi)

Ayetlerin Arapça yazımları ve mealleri ‘https://kuran.diyanet.gov.tr/’ sitesinden alınmıştır.

Ali Küçük, Tefsir Dersleri/ Ders Kayıtları : Duha Süresi, İnşirah Süresi

Margaret R.RutherFord, Mükemmel Gizlenmiş Depresyon (2020, Apamer Yayınları)

Zehra Erol, Mükemmelliyetçi Kişilik (2019, Timaş Yayınları)