اِنَّ الَّذٖينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَاَخْبَتُٓوا اِلٰى رَبِّهِمْۙ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِۚ هُمْ فٖيهَا خَالِدُونَ
"İman edip, salih ameller işleyen ve Rablerine gönülden bağlananlara gelince, işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır." (Hud Süresi, 23. ayet)
İman, salih amel ve ahlak İslam'ın üç yapı taşıdır. Ebedi cennetlikler zümresinde olanlar, ayet-i kerimede bahsi geçtiği gibi iman eden ve salih amel işleyenler olacaktır. Salih amelin en önemli unsuru ise ibadettir. İbadet aynı zamanda iman ve ahlakı da korur. Peki ibadet nedir?
İBADET NEDİR
Arapça عبد "abede" fiilinden türemiştir, 'kullukta bulunmak, boyun eğmek, itaat etmek, alçak gönüllü olmak' gibi anlamlar taşır. Terim olarak geniş anlamda; Allah'ın kudreti önünde baş eğip ona karşı isyan etmemek ve tam bir teslimiyetle ona boyun eğerek emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından uzak durmak suretiyle onun hoşnutluğunu kazanmak için çabalamaktır. (et-Tehânevî, II, 1161)
Dar anlamda ise; kulluğun bir göstergesi olarak Allah ve Resulü tarafından belirlenen ve düzenli olarak yerine getirilmesi istenen davranış biçimleridir.
İbadet kavramı temel teşkil ediyorken onu yerine getirirken belirli esaslara riayet etmemek uygun olmaz. İbadetin temel ilkelerinden kısaca bahsetmek isterim.
İBADETİN TEMEL İLKELERİ
• İbadet sadece Allah'a yapılır.
İslam inancının ana umdesi tevhittir. Biz ibadetimizi sadece Allah için eda ederiz. Katışıksız ve saf bir niyetle Allah'a yöneliriz.
• Allah'a ibadet ederken hiçbir şey ya da kimse aracı kılınmaz.
Allah'a aracılarla ulaşabilseydik tevhid inancına ters düşerdik. O bize şah damarımızdan da yakın iken ulaşılması için aracıya ihtiyaç yoktur. İbadetimizi eda ederken böyle bir bilinçte olmak bizi her daim yaratıcımızla bağlantılı kılacaktır.
• İbadet tevkîfîdir.
Allah nasıl emretti ve Peygamber Efendimiz (sav) o ibadeti nasıl uyguladıysa öyle yapılır. Bu aslında ibadete verilen değerin ta kendisidir. Ona kendinden bir şeyler katmayıp, kendimizi ona teslim etmek gerekir. Bu bir nevi teslim olarak özgürleşmektir.
• İbadette devamlılık esastır.
Bizim kulluğumuz son nefesimizi verene kadar ise, ibadetimiz de son nefesimize kadar devam edecektir. Peygamber Efendimiz (sav) "Amellerin en değerlisi az da olsa devamlı olanıdır" buyurmuştur. (el-Buhârî, Îman, 32) Öyleyse ibadetlerimizi devamlı hale getirmek için çabalamak gerekir.
İbadette itidal ve denge esastır.
Kur'an ve sünnetin, her boyutunu açıkça belirlediği ibadetlerde ihmal ve terk etme (tefrît) yahut istenenle yetinmeyip aşırıya kaçmak (ifrât) yanlış bir tutumdur. Allah Rasulu (sav) bizi "Ey insanlar! Dinde aşırılıktan uzak durun! Şüphe yok ki, sizden öncekileri dinde aşırılıkları helak etmiştir." (en-Nesâî, Menâsik, 217) sözleri ile orta yolu takip etmemiz için uyarıda bulunmuştur. Biz de ibadetin en güzel halini bulmak adına dengeli olmalıyız.
•İbadet, ona güç yetirebilmekle orantılıdır.
İnsanın normal gücünü aşan mükellefiyetler İslam'da yoktur. Maide suresindeki şu ayet bize örnek teşkil etmeye kafidir. " ... Su bulamamışsınız, o zaman temiz bir toprağa teyemmüm edin. Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi mesh edin. Allah size güçlük çıkarmak istemiyor, fakat sizi temizlemek ve size olan nimetini tamamlamak istiyor ki, şükredesiniz." (Maide Süresi, 6. ayet) İbadeti zorlanınca terk değil kolaylaştırmak gerekir ki bu da yukarıda saydığımız ilkelerin devamlılığı açısından önemlidir. Ancak bu zorluk durumu belirli kaideler içerisindedir. Hastalık, afet vb. zor anlarda dahi ibadeti kesmek yok, kolaylaştırmak vardır.
İbadet Kulluğun Göstergesidir
Yukarıda zikredilen tüm ilkeleri bir araya getirdiğimizde zihin dünyamızda ibadet kavramı tam anlamıyla yerini almış oluyor. Namazın sadece belirli bir vakitteki birkaç belirli hareketten ibaret olmadığını, orucun sadece aç kalmayı ifade etmediğini, zekâtın cebimizden çıkan birkaç kuruşun adı olmadığını anlamış oluyoruz. Öyle ki ibadet; bizi yaratanın hayatımızın her anında olduğunun ve kulun Yaradanıyla her an irtibatta olduğunun yegane göstergesidir.
Üç aylar diye ifade edilen, içerisinde çok kıymetli anların bulunduğu manevi iklime girmek üzereyiz. İbadetlerimizi çoğaltarak, manevi dünyamızı onarmaya gayret göstermeliyiz. Şöyle bir kendimizi hesaba çekmeli; nerelerde eksiğimiz var, nerede yanlışımız var, analiz etmeliyiz. Yaptığımız ibadetleri en doğrusuna taşıma adına yukarıdaki ilkeleri tek tek içselleştirmeliyiz. İbadetimize öyle bir derinlik kazandırmalıyız ki bizi iki boyutlu bu alemden alıp başka boyutlara taşıyabilsin.
23 Ocak Pazartesi günü, Recep ayının ilk günüdür. Bu güzel vakitlerin O'na yakınlaşmamıza vesile olmasını Rabbimizden niyaz ederim.
(اَللّٰهُمَّ بَارِكْ لَنَا فيِ رَجَبَ وَ شَعْبَانَ وَ بَلِّغْنَا رَمَضَانَ)
"Allah'ım Recep ve Şabanı bize mübarek eyle, bizi Ramazan'a kavuştur" (Taberânî, Evsat, IV, 189)
Kaynaklar:
İslam İbadet Esasları, Editör; Talip Türcan, Grafiker Yayınları, Ankara 2013



0 Yorumlar