Eşler arası kavgaların ve anlaşmazlıkların en yaygın olanı, eşlerin karşılıklı veya tek taraflı olarak hissettikleri ‘eşinden değer görmeme’ meselesidir. Bu his, çeşitli sebeplerden kaynaklanabilir veya çeşitli sorunların zeminini hazırlayabilir.
Eşim
bana değer vermiyor diye
düşünüyorsanız;
- Eşiniz
size gerçekten değer vermiyor olabilir.
- Eşiniz
size davranışıyla değer veriyor olsa da bunu ‘sözle’ ifade etmiyor
olabilir.
- Eşiniz,
size değer verdiğini sürekli söylüyor fakat davranışlarıyla değersiz
hissettiriyor olabilir.
- Eşiniz
ile bağlanma stilleriniz yani kabaca ‘yakınlık ihtiyacınız’ farklı
olabilir. Yani siz % 90 yakınlıkta bir ilişkiden hoşlanıyor iken, eşiniz % 60
yakınlığı yeterli ve ideal görüyor olabilir.
Bu
liste tabiî ki uzatılabilir. Bize bugün dördü kafidir. Dördüncü maddeyi kısaca irdeleyerek
konumuza giriş yapalım.
Bağlanma
Türleri
Bağlanma,
bireylerin bebekliğinden itibaren bakım vereniyle (çoğunlukla anne, değilse
bakıcı) kurduğu ilişki olup bütün hayatı boyunca ona tesir eder. Özellikle eş
ilişkisinde bu yaşantı kendini tüm özellikleriyle gösterir.
Üç
tip bağlanma türü vardır; güvenli bağlanma, kaygılı bağlanma ve kaçıngan bağlanma.
Güvenli
Bağlanma
Güvenli
bağlanma, bağlanma türlerinin en sağlıklısı ve ideal olanı diyebiliriz. Kişi,
çocukluğunda bu tür bir bağlanma oluşturduysa, evlilik ilişkisini güzel
yaşaması çok olasıdır.
Güvenli
bağlanan kişiler; sorun çözme becerisi yüksek, iletişimi kolay, eşinin
sevgisinden sürekli endişelenmeyen, ilişkideki sınırlar konusunda rahat bir
yapıdadır.
Kaygılı
Bağlanma
Kaygılı
bağlanan kişilerin zihni ise sürekli ‘ilişkileriyle’ meşguldür. Terk edilme
kaygıları çok yüksektir. Ufak ilgisizliklere karşı çok hassas, alıngan ve olumsuz
geri bildirimleri ilişkinin bitişine yormaya yatkındırlar. Ayrılık acısını da
çok şiddetli yaşarlar.
Kaçıngan
Bağlanma
Kaçıngan
bireyler, özgürlük ve sınırlarına çok düşkündür. Kaçıngan bağlanan bireylerin eşlerinin
en büyük sıkıntısı ve şikayetleri eşlerinin yalnızlığa olan düşkünlüğüdür.
Bir
Örnek İle Bağlanma Türleri
Eşinize
telefon ettiniz. İki kere aradınız açmadı.
Kaygılı
bir birey, iki kere eşini aradıktan sonra ulaşamadığında hemen ihmal edildiğini,
eşinin eskisi kadar onu sevmediğini düşünür. Israrla aramaya devam eder.
Güvenli
bir birey, eşinin o an bir işi olabileceğini düşünüp, müsait olunca dönüş
yapacağını tahmin etmeye daha yatkındır.
Kaçıngan birey, iki kere üst üste arar mı emin değiliz :)
Bağlanma Stillerinin Evlilikteki Yeri
Bağlanma
stilleri bir evlilikte her şey demek değildir. Ama çok şey ifade eder. Özelikle
kaçıngan –kaygılı bireylerin buluştuğu evliliklerde ‘yakınlık’ hep sorun
olur.
Mesela,
kaygılı birey, her gece eşiyle vakit geçirmek ister, kaçıngan için bu -eşini
dünyalar kadar sevse de- bir işgal demektir. Bu fark, sevgi-saygı
eksikliğinin değil yakınlık ihtiyaçlarının farklılığına işaret eder.
Çoğu
problemde olduğu gibi çözüm için kilit noktalarından biri iletişimdir. Eşlerin,
bazen anlaşmazlık yaşamaları, fikir ayrılıklarına düşmeleri şaşırtıcı değildir.
Sorunlara bakış açısı ve çözüm için başvurulan yollar ise evliliği yıpratır
veya onarır.
Peygamber Efendimiz’den
Bir Örnek
Peygamber Efendimiz aleyhisselam, ilk eşi Hz. Hatice’yi vefatından sonra daima hayırla anar, Hz. Hatice'nin akrabaları ve arkadaşları ile karşılaştığı zaman onlara vefa gösterir, çok güzel muamale edermiş.
Hz. Aişe annemiz ise zaman zaman bunu kıskanıyor ve kendini tutamayarak bir gün Hz. Hatice’ye kıskançlık içeren bir söz söylüyor.
'Allah sana onun yerine daha hayırlısını verdi.' (Buhârî, Menâkıbü’l-ensâr 20; Müslim, Fezâilü’s-sahâbe 78) diyerek devam ediyor.
Peygamber
Efendimiz ona şöyle cevap veriyor.
“Hayır, Allah Teâlâ bana ondan daha hayırlısını vermedi. Halk bana inanmazken o inandı. Herkes bana yalancı derken o doğru söylediğimi kabul etti. Kimse bana bir şey vermezken o beni malıyla destekledi ve Cenab-ı Hak bana ondan çocuklar ihsan etti.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, VI, 118)
Bu cevaptan sonra Hz. Aişe annemiz pişman oluyor ve bundan sonra Hz. Hatice’yi hayırla anacağına
yemin ediyor.
Bu
olayı eşler arasında bir tartışma örneği olarak incelersek ilk olarak, Hz. Aişe
annemizin sıkıntısını dile getirdiğini görüyoruz.
Peygamber
Efendimiz ise eşinin bu sorusunu veyahut serzenişini kızgınlıkla karşılamıyor ya
da yok sayarak geçiştirmiyor. Eşinin kalbini mutmain edecek bir cevap veriyor. Özellikle
Hz. Hatice’nin İslam’a hizmetine vurgu yapıyor, diğer meselelere değinmiyor.
Olayı
büyütecek değil söndürecek adımı atıyor. Bu şekilde hem kendi vefa hakkını
elinde tutuyor, hem eşini kıskançlık duygusunun ezmesine karşı korumuş oluyor, hem
de Hz. Hatice’ye söz söyletmemiş oluyor.
Sonuç
Zaman
zaman evli çiftlerin sorun yaşaması kaçınılmazdır. Eşlerin yoğun değersizlik
hissetmesi veya umduğu ilgiyi eşinden görememesi de muhtemeldir. Bu sorunları
çözmek için atılacak adımları iyi belirlemek gerekir. Eşim bana değer vermiyor
gibi genel bir algıdan daha özel algılara inildikçe sorun çözmek
kolaylaşacaktır.
Bağlanma
stilleri farklı olabileceği gibi kişilerin iletişim alışkanlıkları da farklı
olabilir. Bunları göz ardı etmeden orta yolu bulmalı, Peygamberimizin örnekliğini hayatımızın
her alanında tatbik etmeliyiz.
Kaynaklar
Hatice,
M. Yaşar Kandemir, TDV İslam Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/hatice
Amir Levine- Rachel Heller, Bağlanma -Aşkı Bulmanın ve Korumanın Bilimsel Yolları, Aganta Yayınları, Aralık, 2019.
.jpg)
.jpg)
0 Yorumlar