İnsan da tıpkı diğer canlılar gibi gelişim basamaklarından geçer. İlk çocukluk, orta çocukluk, ergenlik, ilk yetişkinlik, orta yaş ve yaşlılık…
Zaman zaman ise gelişim basamaklarında takılmalar yaşarız. Yaşımız biyolojik olarak gelişip değişir fakat ruhumuz o yaşın akışına henüz hazır değildir. Bu sebeple tökezler dururuz yol boyu.
Başıboş yaratılmadığımızı bize hatırlatan ayet-i kerimeye kulak verelim önce.
“ اَيَحْسَبُ
الْاِنْسَانُ اَنْ يُتْرَكَ سُدًىؕ
”
“İnsan kendisinin başıboş bırakılacağını mı
sanır?” (Kıyamet Süresi, 36.ayet)
Kabuğunda küçük bir civciv idin. Gelişme vaktin gelmişti. Hayata atılmalıydın. Fakat sen içeride, sıcak kabuğun altında yaşamaktan gayet mutlu idin.
O hal sana yetiyordu.
Yürümek koşmak aklının ucundan dahi geçmiyordu. Kabuğun altına sızan güneş
ışığını gündüzün ta kendisi sanıyordun.
Sen yeltenmedin kabuğunu kırmaya fakat bir el çatlattı onu önce. Rutinlerin değişti. Sarsıldın. Ruhuna bir fırtına girdi.
Sonra çatlak büyümeye, kırık olmaya başladı. Aklın karıştı. Ne yapacağını şaşırdın.
Ve pat diye, bir gün olan oldu. Kabuğun kırıldı.
Artık dışarıdasın. Kabuğunun içinde oturdun önce. Etrafı izlemekti ilk yaptığın. Ağlamak, şaşırmak, hayret etmek… Karışık duygular içindeydin.
Bir adım attın. Mecburdun atmaya. Önce yorucu idi yürümek. Zamanla seveceğini bilmiyordun.
Bir adım, bir adım daha yürüdün. Sevmeye başladın yürümeyi. Koşanları gördün ve koşmak istedin hatta. Koşmaya da başladın.
Aklın biraz eski evindeydi. Eski hayallerinde. Derken gün ağardı. Gündüzün hakikisi ile tanıştın.
Dışarısı daha karmaşıktı, daha kalabalık ve muhakkak çok
yorucu. Ama hayatın içinde akan bir birey oldun artık. Acısıyla
tatlısıyla hayatın içinde bir birey…
Bir türlü atanamadın ve
üzgünsün belki, bir türlü dikiş tutturamıyorsun işinde, hasretle beklediğin bebeğini bir türlü kucağına alamadın, şu koca şehirde bir türlü tutunamadn…
Öyle oldu, böyle oldu. Hayal ettiğini değil, hayatını yaşadın. Bugün hayal ettiğin sen değilsin belki, ama hayallerinin ötesinde meziyetler kazandın.
Ummadığın kapılardan geçtin. Ummadığın sofralardan yedin.
Hayallerin mi? Allah bilir. Başıboş yaratmamıştı, başıboş bırakmadı.
Rüzgarlar ve fırtınalar geldi.
Ve senin şeklin değişti. Hayata atılma vaktin geldiğinde seni hayata
bıraktı…

1 Yorumlar
Eline sağlık
YanıtlaSil