Modern dünyanın insanı, yoğun iş temposu yüzünden su içmeyi dahi unutabiliyor. Hatta bunun için belirli vakitlerde uyarı yoluyla, su içmeyi hatırlatan uygulamalar üretildi. Belki az bir zaman önce yaşayan insanlar, bu uygulamayı duysa 'Yok artık! İnsan hayati gıdasını almayı unutur mu hiç?' diye şaşıracaklar. Evet komik ama bir o kadar da acınası bir haldeyiz.
Demek ki insanoğlunun unutkanlığı kendi yaşamını unutacak kadar olabiliyormuş. Suyun girmediği yahut çok az girdiği bir bedenin hasar görmesi, arızalar çıkarması belki de yaşam fonksiyonunun son bulması kaçınılmaz bir gerçek. Su içme ihtiyacı görünen bir kısım. Sizce buz dağının altında neler var?! Hiç doyuramadığımız ruhumuz mu? Arada bir bakıp gittiğimiz gönül dünyamız mı? Ya da her geçen gün hızla büyüyen nefsimiz mi? Ne dersiniz?
Hal böyleyken, kulunu en güzel şekilde tanıyan Rabbimiz bizi ezan vesilesiyle dirilmeye, tazelenmeye çağırıyor. Her gün, her vakit, ezan sesi adeta bize; haydi namaza, haydi kurtuluşa... Allah'tan başka ilah yok. Bırakın onay görme hırsınızı, sıyrılın beğenilme arzularından, çekin ellerinizi kirli paralardan... Huzur burada! Sizi olduğu gibi kabul eden, hatalarınızı çokça affedici Rabbinize yönelin diyor.
Harekete geçmeli, düşünceleri amele dökmeli. Ezanı dinlemeli ve her vakit ondan payımıza düşeni almalıyız. Peki ezanı nasıl dinlemeli?
Peygamber Efendimiz (sav) her konuda olduğu gibi bu konuda da bize örneklik teşkil eder. Ebu Saîd el-Hudrî’den (ra) gelen bir rivayete göre Rasulullah (s) şöyle buyurmuştur:
Ezanı işittiğinizde müezzinin dediğini tekrar edin. (Buhârî, Ezân 7)
Sa’d b. Ebi Vakkas’dan (ra) rivayet edilen başka bir hadiste
ise Allah Rasulü (sav) şöyle buyurmuştur:
من قال حين يسمع المؤذن: أشهد أن لا إله إلا الله وحده لا شريك له وأنَّ محمداً عبده ورسولُه، رضيتُ بالله رباً وبمحمدٍ رسولاً وبالإسلام دِينا، غُفِرَ له ذَنْبُه
“Kim müezzini işittiği zaman: 'Tek olan ve ortağı bulunmayan Allah’tan başka ilâh olmadığına, Muhammed’in O’nun kulu ve Rasûlü olduğuna şahitlik ederim. Rab olarak Allah’tan, Rasûl olarak Muhammed’den, din olarak İslâm’dan razı oldum' derse, o kimsenin günahları bağışlanır.” (Müslim, Salât 13)
Bu hadisleri rehber edinip, bir süre takip edip alışkanlık
haline getirdiğimiz zaman inanıyorum ki ezanın bilincine varacağız ve ezan günümüze,
gönlümüze ferahlık verecek.
Üç ayların başlangıcı olan Recep ayına, 2 Şubat Salı günü itibariyle girmiş bulunmaktayız. Manevi bir arınmaya ufak bir adım atmak için ilk ezanı dinlemeye
var mısınız? Bendeniz acizane sizi ezanı dinlemeye davet ediyorum. Bakalım ezan
bizi hangi makamlara davet edecek?
Kim bilir, belki bir ezan yükselir semalara,
Belki bir ezanla yükselir ruhumuz ulvi makamlara,
Ve Rabbini yücelten, şerefini yükseltir Allah katında,
Allah'a hakiki bir kul olur ve o güzel nidaya muhatap olur yolun sonunda:
(بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ)
يَٓا اَيَّتُهَا النَّفْسُ الْمُطْمَئِنَّةُ *اِرْجِعٖٓي اِلٰى رَبِّكِ رَاضِيَةً مَرْضِيَّةً* فَادْخُلٖي فٖي عِبَادٖيۙ * وَادْخُلٖي جَنَّتٖي
Ey imanın huzuruna kavuşmuş insan! Sen O’ndan hoşnut, O da senden hoşnut olarak Rabbine dön. Böylece has kullarımın arasına sen de katıl. Cennetime gir! (Fecr 27-30)
0 Yorumlar