Ali Nar, 1938 yılında dünyaya gelmiş ve pek çok şehir görmüştür. Farklı şehirler görmenin yanı sıra Ortadoğu ülkelerini de ziyaret eder ve oradaki izlenimlerini 'Ortadoğu Günlüğü' adıyla kaleme alır. Farklı kültürler görmesi ufku açık yazarlarımızdan kılar kendisini.
İslam dünyasının ilk ütopik romanı olan 'Arılar Ülkesi', edebi bir esere İslami değerlerin nasıl entegre edildiğini gösterir. Yazar, okura hikaye anlatır gibi gerçekleri anlatır, kullandığı imgelerle okurun zihninin kurcalar. Vermek istediği mesajı, telkin metoduyla okuyucuya ulaştırır.
Ali Nar'ı tanıma gayretine girdikten sonra bu eserini okudum. Cahit Zarifoğlu'nun bu eser hakkındaki medhiyelerini öğrenince, yazarın düşünce dünyasına dair daha çok bilgi edinmek istedim ve 'İslami Düşünüş ve Yaşayış Çevresinde' adlı eserini okudum. Bu eseri okursanız yazarın düşünce tarzını anlamaya yönelik bir nokta atışı yapmış olur ve kendisini bir nebze daha tanıma imkanı bulabilirsiniz.
1980 yılında basılan bu eseri okurken Ali Nar'ın zihninin çok yönlü olduğunu siz de fark edeceksiniz. Bizim için sıradan gibi olan bir durumu farklı boyutlarla ele alıyor. Kitabı okurken hiç böyle düşünmemiştim dediğiniz fikirlerle karşılaşıyorsunuz. Bu, olaylara zıt yönden yaklaşmak, aykırı durmak değil bilakis varış yerine giderken üç değil beş yol kullanabilme becerisidir.
Bu eserinden bir örnek zikrederek size bir kapı aralamak istiyorum.
Yazar, "mümin, telsiz başında duran bir asker gibidir." der. 'Her daim komutan ve diğer askerlerle irtibat halindedir. Namaz ise mesaj gibidir. Nasıl asker hangi durumda olursa olsun, durum raporumu iletmesi gerekiyorsa mümin de aynı şekilde şartları ne olursa olsun, oturarak, yatarak yahut imayla dahi olsa namazını eda etmelidir. Askerin sonradan ilettiği mesajın kıymetinin olmadığı gibi, namazın da anlık bağlantıda olma hali olduğu ve o vakit esnasında kişinin Rabbiyle bağlantıda kalmasının elzem olduğu' vurgusunu yapar.
Peygamber Efendimiz (sav), üç cumaya gelmeyenin kalbinin mühürleneceğini belirtir (Ebu Davud, Salat 204). Ali Nar, bu hadisi şöyle izah eder; üç cumaya gelmeyen bir kişi, dört hafta yani bir ay cemiyeti terk etmiş olur. Bunun, meclis oturumunu boykot etmek olduğunu söyler. Bu şekilde, cuma namazının sadece toplu yapılan bir ibadet olmadığını çok daha fazlası olduğunu bize gösterir.
Sizin için araladığım kapıdan girmenizi umut eder, 2015 yılında vefat eden merhum Ali Nar için bir Fatiha okumanızı istirham ederim.


0 Yorumlar