Hicrî takvim, 12 kamerî aydan oluşan, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in Mekke'den Medine'ye hicreti başlangıç yılı kabul edilen, ayın dünya çevresinde dolanımını esas alan bir takvim sistemidir. Zilhicce ayı senenin son ayıdır. 9'u arefe günü olup hacıların Arafat meydanında vakfeye durdukları ve 'Hacı' oldukları gündür. Zilhicce'nin 10, 11, 12 ve 13'ünde kurban ibadetimizi eda ederiz.

Müslümanın Allah'ın rızasını umarak geçirdiği her günü önemli ve değerlidir. Fakat bunun yanında, Allah'ın ve Rasul'ünün işaret ettiği günler vardır ki bu yüzden İslam geleneğinde önemli gün ve geceler tabiri meydana gelmiştir.

Sahih hadis kaynaklarından kabul edilen Sahih-i Buhârî'de zikredilen, İbni Abbas'dan (r.a.) rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: 

"Allah katında bugünlerde -Zilhiccenin ilk on gününü kastediyor- işlenen amel-i salihten daha sevimli hiçbir amel yoktur." "Ya Rasulallah Allah yolunda cihad da mı?" diye sordular. "Allah yolunda cihad da böyle. Ancak canıyla ve malıyla cihad edip de canını da malını da bu uğurda feda edip geri dönmeyen kişi müstesna." 

Hadisten öğrendiğimize göre Zilhiccenin ilk on gününde eda edilmesi için teşvik edilen ibadet sadece namaz ve dua ile sınırlı değildir. O günlerde ufak da olsa Allah için yapılan salih bir amel vurgusu vardır. Yapılan salih amelin karşılığı, normal bir vakitte yapılandan kat kat fazladır. Hatta bu durum sahabenin  dikkatini çekmiş, teyit edilmesi ve durumun izahı için Allah Rasulü'ne soru sormuşlardır. Peygamber Efendimiz (s) her zamanki gibi söylediği sözünden emin ve kararlı bir şekilde açıklamada bulunmuştur.

Sadece bu hadis-i şerifi göz önünde bulundursak bile, Zilhicce ayının ilk on gününü çok daha temkinli geçirmemiz gerektiğini anlayabiliriz. Düşünsenize bir davranışta bulunuyorsunuz ve bu eyleminiz salih bir amel ise Allah katında en sevimli amel kabul ediliyor. Çok kolay görünse de gaflete dalmak da çok kolay. O günler boyunca birbirimize her daim içinde bulunduğumuz vaktin kıymetini hatırlatırsak elbette gaflet uykusundan uyanmış oluruz biiznillah. 

Sahih hadis kaynaklarımızdan İmam Müslim'in kitabından öğrendiğimiz bir hadisi daha zikretmek de yarar var. 

Ebu Katâde'den (r.a.) rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasulullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) arefe gününün orucu soruldu. Şöyle buyurdu: "Geçmiş bir yılın ve hazırdaki yılın günahlarına kefarettir."

Bir yıla denk bir gün yaşayacağımız arefe gününe az kaldı. Şimdiden zihin ve kalp hazırlığını yapmalıyız ki günlerimizi gafletle değil şuur içinde geçirelim. 

Bu kalem sayesinde sizlere bu hatırlatmada bulunmuş olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Hadis kelimesinin bir diğer anlamı da 'haber'dir. Böyle önemli haberleri gündem yapmalı ve birbirimize duyurmalıyız. Fırsat günlerine az kaldı, sakın kaçırmayın. Ben sizi haberdar ettim, sıra sizde...